-
Content Сount
823 -
Joined
-
Last visited
-
Battles
1933
Content Type
Profiles
Forums
Calendar
Everything posted by seyyah
-
Harekaze'nin performansından önce, bütün seri boyunca sadece 1 cümle Japonca konuşturulmuş olan Thea'nın geri kalan diyaloglarındaki Almanca performansını görmüş ve Japon seslendirmecilerin Almanca ile imtihanlarını uzun süredir bilen birisi olarak Almanjayı nasıl kotardığını açık bir şekilde merak ettiğimi belirtmeyilim.... Tabii, zorlamak yerine onu da burada Japonca konuşturup rahata ermiş olabilirler de...
-
Sınıfın gemileri normalde taretlerinde 3 tane 283mm topa sahipti (muharebe kruvazörüydü gemiler), ancak savaş döneminde bunların 380mm toplarla değiştirilmesi de planlanmış. Gemilerin ikisi de aslında bu geliştirmeyi göremedi diye hatırlıyorum ancak evet, aralarında bir fark oluşturmak için zırhlı ağacında bulunan Gneisenau çift 380mm toplara sahipken Scharnhorst asıl donanımı olan üçlü 283mm toplara sahip.
-
-
Yoğun istek, arkadaşlar topluluğumuzu Polonya topluluğu ile kıyaslamak için bir forum ana sayfasına bakın, ne kadar yoğun istek farkı olduğunun basit bir göstergesi olacaktır. Asya gemileri ise Avrupa sunucusundan da büyük nüfusa sahip olduğunu düşünmenin pek de yanlış olmayacağı bir sunucunun isteğiyle geldi. Bizim WoT topluluğunu da yanımıza katsak belki yeterince "yoğun" bir istek oluşturabiliriz. Her ne kadar topluluk temsilcileri bizim sosyal platformlarda kurduğumuz grupları biliyor, oraların içinden öne çıkan isteklerden haberdar oluyor olsa bile, Wargaming için bunun etkisi küçük, onlar kendi açtıkları oyuna ait resmi kanallardaki aktifliğimize bakıyorlar, ve kıyaslandığında Avrupa sunucusunun topluluk eylemlerinde en pasif topluluğuyuz. Bu şekilde oluşturabileceğimiz bir yoğun istek yok. Bu konuda bile yorum yazan kişiler daha önce benzer konular açıldığında yorum yazmış olanlar. 1-2 yeni yüz daha katılmış durumda aramıza o kadar. Bu yüzden hepsinden önce oyuna getirmelerinin bir anlamı (Tarihi değer, Oynayışta farklılık, Nadirlik vb.) olacağı bir gemiyi önermemiz gerekecek. Ya da "geçiştirme" olarak niteleyeceğiniz Yavuz, Hamidiye gibi bir gemi ile karşımıza geleceklerdir.
-
Takao'nun durumuna gelebilir Gleaves. Adamlar oyunda zaten iki türevi var (Atago ve ARP Takao), kendisini henüz getirmeyi planlamıyoruz demişti İzmit'te sorduğumuzda. Benson, Lo Yang ve bir önceki sınıf olan Sims... Üstüne bir de Gleaves getirmek istemeyebilirler... M sınıfı için temel olarak kullanabilecekleri Błyskawica var. Grom sınıfı tip ve özellik olarak Tribal sınıfına benziyor. Tribal sınıfından sonra gelen J-K-N sınıfları grubu, çok büyük farklılık göstermiyor, ardından L-M sınıfı. Sınıf ilerleyişini düşünürsek de 8. sınıf olmaya uygun bir gemi olacaktır. Adamlar peki yapalım dediklerinde de 2 ay sonra pat diye önümüze gemiyi koymayacaklardır ve İngiliz muhriplerinde de bir şeyler yapıyorlardır ileriye dönük. O kısımdan da çok ciddi bir sıkıntı çıkmayacağına inanıyorum.... Ayrıca Polonya'yı örnek gösterip 8. sınıf isteriz dediniz de, en basitinden forum erişimiyle neredeyse 10 katımız aktiviteye erişmiş bir topluluktan bahsediyoruz... Bize premium yapmaya karar verseler bile bu yakın bir zamanda olmayacaktır bence... O yüzden geleceğe yönelik bir düşünce olarak kötü bir fikir sayılmaz. Türk gemisi alacaksam hem preformans olan hem de göreceli olarak farklı olan bir gemiyi tercih ederim. Bir de belirteyim, Atago'yu bile almadım bu gemiyi hiç almam. 8. kuşak fiyatlarını düşünürsek bunu alamayacak oyuncularımızın sayısı az olmayacaktır...
-
Premium gemilerde genellikle ya tarihi yönden özel bir duruma sahip ya da oynayış olarak farklı bir duruma sahip gemileri tercih ediyorlar, bunlara tabii en büyük istisna olarak Asya gemilerini gösterebiliriz. Bunlardan yola çıkarsak evet Gleaves sınıfı muhripler mantıklı bir yaklaşım olacaktır illa 8. kuşak dersek. Ama ne yazık ki bu gemilerin durumu daha da zayıf çünkü Asya gemileri neredeyse bütün bir sunucunun isteği üzerine çıktı. Gleaves sınıfı muhriplerin içinde ikinci dünya savaşında ciddi şekilde savaş görmüş Gelibolu ve Giresun var, bizim donanmamızdayken ne yazık ki bu gemilerden sadece Gelibolu ve Gemlik Kıbrıs operasyonunu görebilmiş. İncelerken denk geldiğim başka bir alternatif eski İngiliz M sınıfı muhripleri oldu. Bunlardan D-350 numarasıyla TCK Kılıç Ali Paşa 8. seviyede gelebilir (HMS Matchless G52). Söz konusu gemi savaş sonrası dönemde kendisiyle aynı dönemlerde aldığımız gemiler kadar pasif olmuş olsa da (Sonuçta ne 2. dünya savaşında ne sonrasında ülkemiz gibi donanmamız da aktif bir savaşa girmedi) savaş sırasında Scharhorst'u batıran gemilerden birisiydi. Dahası hem performans olarak daha dengeli olabilir hem de oynayış olarak farklı bir gemi olacaktır.
-
Uzuuun zaman önce yazdığım mesajı buraya alayım sonra üzerine ekleme yapayım: Premium olabileceğini düşündüğüm 4 gemi var: Yavuzu zırhlı olarak sınıflandırmak daha mantıklı olacak gibi, seviyesinden halen emin değilim. 5. kuşakta fazla zayıf kalabilir... Geminin epeey tarihi var, bütün bir paragraf yazmak istemiyorum Hamidiye 3. kuşak premium. 1. Dünya Savaşında oldukça aktif bir gemi. Midilli... performansını düşünürsek pek premiumluk bir gemi olmayacaktır. olursa 3. ya da 4. kuşak olur, Karlsruhe'lerin öncüsü sınıf. Muhriplerde premium gelebilecek tek gemi de Muavenet-i Milliye olacaktır... 2. kuşağa, alışıldıktan farklı bir muhrip olarak koyulabilir.
-
Merhaba arkadaşlar bu yazımda oyuna ilerleyen dönemlerde eklenecek olan yeni premium gemi, 7. Seviye İngiliz zırhlısı HMS Hood'dan bahsedeceğim. Gemi halen tasarım aşamasında olup bütün özellikleri değişime uğrayabilir. Bir zırhlı için kırılgan sayılabilir, sebebi geminin bir muharebe kruvazörü olması. Ancak sınıfı için oldukça büyük toplara sahip. Asıl hedefleri düşman kruvazörleri, isabet yönünden başarılı sayılabilecek topları ve yeterli hızı onu bu konuda yeterli kılıyor. Kuşağı içerisinde normal bir gemi. Özellikle öne çıktığı tek özelliği uçaksavar salvosu sarf malzemesini kullanabiliyor olması. Bu sayede kısa bir süreliğine olsa da kendini uçak saldırılarından kuşağı içinde en iyi koruyabilen gemilerden birisi oluyor. Diğer iyi noktası toplarının dönüş süresi, ciddi şekilde WD-40 ihtiyacı duyan Warspite taretlerinin aksine Japon kruvazörü gibi hissettiren bir dönüş süresine sahip. Kötü olmayan manevra becerileriyle birleşince güzel sonuçlar veriyor. 32 deniz mili hızı da gemiyi kruvazör kovalamak için uygun yapıyor. Yalnız zırh delici mermileri çoğu kruvazörün zırhını delip geçebiliyor, köşk isabeti olmadıkça yüksek hasarlar veremeyebiliyorsunuz. En büyük eksiği ise menzili ve hasar potansiyeli. 17.6 km menzil ve bunun herhangi bir şekilde artırılamıyor olması yer yer gemiyi zor durumlarda bırakabiliyor. Hele ki (test gemisi olmasından dolayı mı bilmiyorum ama) özel eşleştirmesi olmadığını düşünüce 9. kuşak bir savaşta kruvazörler tarafından bile menzil yönünde geride bırakılabiliyor. Hasarının da kalibresine göre pek tatminlik vermiyor olması da bir başka sıkıntı. Sebebi biraz da delme gücünden kaynaklanıyor olsa gerek. Türünde tecrübeli kaptanların elinde kuşağındaki gemilerin yapabildiği pek çok şeyi yapabilecek bir gemi. Sadece düşman zırhlılarıyla kafa kafaya çatışmaya girerken tekrar düşünmenizi öneririm. Geminin kendisine gelirsek, 1920 yılında Kraliyet Donanması için üretilmiş son muharebe kruvazörü olarak pek çok yönden başarılı bir gemi olarak bir dönem büyük bir şöhrete sahipti. Filoda pek çok yerde görev almış olan gemi, ikinci dünya savaşı başladığında İzlanda açıklarında devriye görevi yaparken, ilerleyen döenmde Mers-el-Kebir'e çekilmiş olan Fransız donanması kalıntılarının imhası için Akdenize iner, bu operasyonun ardınan yine kuzey denizine geri döner, orada bir süre devriye görevine devam ettikten sonra 1941 Mayısında Prince of Wales ile birlikte Danimarka boğazında kovaladıkları Bismarck ve Prinz Eugen ile girdikleri çatışmada aldığı isabetler ile cephaneliğinin infilak etmesi sonucu batar. 20 yıl boyunca Kraliyet Donanmasını gücünün sembollerinden birisi olan bu geminin batması oldukça yankı uyandıran bir olay olmuştur.
-
Gemilerde kara hedeflerine karşı çıkartmaları desteklemek amacıyla eklenmiş roket sistemleri de bulunuyormuş ancak gemiden gemiye silah olarak menzilin kısalığından ve hasar yönünden zayıf kalacağından roketler tercih edilmemişe benziyor. En uzun menzilli roketler 15 km kadar bir menzile sahipti diye hatırlıyorum, bunlar karadaki yavaş hareket eden ya da sabit hedeflere karşı etkili olacaktır ancak denizde sürekli hareket eden hedeflere karşı gerçekten etkisiz kalacaktır. Gemi topları onları ihtiyaç duyulan her yönden fazlasıyla geride bırakıyordu. Uçaksavar olarak, çoğu uçağın etkili atış menziline rahatça ulaşabileceği, ve patlayarak geniş bir alana hasar verebilen mermilerden kısa süre içerisinde çok sayıda ateşlenebileceği için mantıklı bir tercih olmuştur. En büyük eksiği normal topların aksine yeniden yüklenmeri için gereken zaman olsa gerek.
-
Basbayağı seni torpido kalkanı olarak kullanmış eleman boğaza girerken...
-
Roketleri uçaksavar silahı olarak kullanıyor. Bu tip uçaksavar donanımına sahip gemiler savaşta vardı. İçinde 12-20 kadar roketin olduğu bir kutudan taret düşünün. İyi bir perde oluşturur ancak peş peşe kullanımı biraz sıkıntılı bir yöntem.
-
Merhaba arkadaşlar, bu yazımda sizlere ileride oyuna eklenecek olan premium 7. kuşak gemi, Japon İmparatoluk Donanması uçak gemisi Kaga'dan bahsedeceğim. Gemiyi en iyi tanımlayacak sözcük "Büyük" olacaktır. Denediğim haritların çoğu bu gemiye çok ufak geldi. Gemi geliştirme aşamasında olduğundan dolayı göreceğiniz özelliklerin hepsi değişime uğrayabilir. Boyutunun büyüklüğünü, kızağa koyulduğu dönemde Tosa sınıfı zırhlıların ikinci gemisi olarak tasarlanmasına borçlu. Bunun sonucu olarak ciddi bir zırha sahip, bu onu küçük çaplı mermilerden koruyor olsa da zırhlıların atacağı zırh delici mermiler ciddi hasarlara neden olabiliyor. Zırhlı kökeninin diğer avantajı ise ikincil silahları. Gemi kıç tarafına doğru yerleştirilmiş 10 adet 200 mm'lik topa sahip. Yani geminize bağlanmış iki tane kısa menzilli Furutaka var diyebiliriz. Son kalıtım eseri ise yüksek can puanı havuzu. Büyük boyutunun getirdiği diğer üstünlüğü 85 uçağın sığdığı devasa bir hangar, bu da seçtiğiniz hava grubu dizilimine göre belirli uçak grupları için bol miktarda yedek olduğu anlamına geliyor. Uçuş gruplarının en önemli özelliği de saldırı gücü. Saldırı grupları 6 uçağa sahip, torpido gruplarının peş peşe 3'er tane torpido şeklindeki saldırısı manevra yapan gemileri köşeye kıstırmak konusunda etkili olurken bombardıman uçakları belki de en dar saldırı alanına sahipler. Tabii bunu dengeleyen durumları da var. İsabet başına verilen hasar az. Bombaların hasarı ise gülünç olabiliyor (tek saldırıda 6 isabet 3.5k hasar gibi). Detayına inersek aynı D3A1'lerin verebileceği en yüksek hasar hasar bu gemi uçakları için Hiryû'nun uçaklarının yarısı. Büyük uçuş gruplarının getireceği diğer sıkıntı ise hazırlık ve kalkış-iniş sürelerinin daha uzun olması. Uçakları tarihi düzenindeki halde oldukları için geliştirilmiş durumdaki rakipleriyle karşılaştıklarında sıkıntı yaşayabilirsiniz. Geminin kendi eksiklerine gelirsek; ilki tespit edilme mesafesi. Denizden 12.6 km ve havadan 13.62 km tespit edilme mesafesiyle özellikle düşman uçak gemilerine karşı biraz fazla görünür bir gemi. İkinci eksiği ise yavaş ve hantal olması. 28 deniz mili hız ve zar zor başladığı dönüşlerde o hızı ciddi şekilde tüketmesi uzun-orta menzilden top ateşine kalındığında kaçmayı neredeyse imkansız hale getiriyor. Kaptana kamuflaj yeteneğini vermeyi tavsiye ederim. Havadan tespit edilme mesafesi pek çok yerde sıkıntı oluşturuyor. Yapması gerekeni yapan, iyi bir gemi. Çok sayıda uçak yedeğini kullanarak düşmanı yavaşça eritebilirsiniz. Aynı şekilde bu uçak sayısını dikkatli kullanırsanız sadece 2 avcı grubuyla bile Amerikan karşıtlarınıza hava üstünlüğü sağlamak mümkün. Geminin kendisine gelirsek. Tamamlanamayan kardeşi Tosa'nın aksine Uçak gemisine dönüştürülerek inşaatını tamamlayan gemi Çin Cumhuriyeti ile başlayacak olan savaş için 1931 yılında 1. Uçak gemisi filosunun komuta gemisi olarak görevlendirildi, savaştan kısa süre önce Şangay etrafında çıkan çatışmada yer alan gemi savaş döneminde ise pilotlarından birsinin Donanma Hava Gücü'nün ilk hava zaferini elde etmesiyle de bilinir. Bu savaşta Japon donanması uçak gemilerinin hava hava gücünün kullanımının çoktan ellerindeki bitirici savaş doktrinine bir şekilde ilave edilmesi gerektiğini anlamışlardır. 1934'te ciddi bir geliştirme gören gemi, 1941'deki Pearl Harbor'a kadar sakin bir dönem geçirir. Akagi ile birlikte yeni düzenlenen 1. Hava Saldırı Grubuna katılan gemi, Aynı gruptan Akagi, 2. Grup'tan Sôryû ve Hiryû, 5. Grup'tan Zuikaku ve Shoukaku ile birlikte Japonların saldırı gücünün merkezinde yer alıyordu. Pearl Harbor saldırısının ardından 1942 Ocak ayında Rabaul'un işgaline destek veren gemi Şubat başında Palau yakınlarında resife oturur. Önlem düzeyindeki tamirinin ardından Avustralya, Java ve Polinezya'daki operasyonlara katılan gemi Mart ayında tamir için Japonya'ya döner. Tamiri tamamlandıktan sonra bazı kaynaklarda Pasifikteki savaşın dönüm noktası olarak da adlandırılabilen Midway savaşı için Mayıs ayında göreve geri döner, Japon Karma Filosu'nun ana saldırı gücü Kaga, Akagi, Sôryû ve Hiryû bu savaşta batar. 5.Grup (Shôkaku ve Zuikaku) bu operasyondan kısa bir süre önce Mercan Denizi'ndeki çatışmada aldıkları hasardan dolayı Midway'e katılamamıştır.
-
Linki düzelttim İmgur'un arşiv suncusunun Türkiye'de halen bloklu olduğunu unutmuşum. Pek Rus tarafına bakmıyorum ben ya Ama iyi niyetin için teşekkürler.
- 46 replies
-
- Aşk-ı Memnu
- Evlilik
- (and 7 more)
-
Bunu yapmalıydım... (anlayanı bir ben varım zaten, bırakın ben de eğleneyim şu forumda)
- 46 replies
-
- Aşk-ı Memnu
- Evlilik
- (and 7 more)
-
Japon silahlarının zayıflığına katılmakla birlikte, torpidoların tespit mesafesi konusunda farklı düşünceye sahibim. Silahlarla ilgili olarak 8. kuşak ve sonrasına 15 km menzilli Japon torpidoları geri gelmeli, hatta daha da eski 20 km menzilliler... Tespit ile ilgili olarak ise: Normalde torpidoların tespitini iki şey yapar, sonar ve göz. Göz bıraktığı köpük izini görürse fark eder, sonar da yakalarsa, ki pasifken pek etkili olamıyor (bu yüzden aktif sonar/hidroakustik tarama var) Torpidonun bırakacağı izi belirleyen şey tahrik sistemidir, ki Type 90'dan itibaren Japonlar yüzey gemilerinde oksijen yakıtlı torpidolar kullanıyor, bu da neredeyse hiç iz bırakmıyor (uzun menzil de cabası, bu torpidolardan bir kaç tane örnek ele geçirilene kadar bunların vurduğu çoğu geminin mayına çarptığı düşünülüyordu) Oyunda ise torpidoların görünürlüğü çaplarıyla ilgili, de 533mm torpido ile 610mm torpidonun görülme mesafesi arasında yüzlerce metre fark pek abes. Ya bunu yakınlaştırsınlar ya da adam akıllı tahrik türüne göre mesafe belirlesinler. Gemiye göre fark etme mesafesi yapılacaksa da tam tersi şekilde gelişir, ne kadar yüksek gözlem kulesi o kadar geniş tespit alanı demek yani zırhlılar daha erken fark eder. 10 metre yüksekten bakıldığında görülebilecek mesafe ile 20 metre yüksekten bakıldığında görülebilecek mesafe farklıdır. Yükseğe çıktıkça daha uzağı, belirli bir yükseklikten sonra ufuk eğimini bile görebilir hale gelirsiniz sonuçta. O aparata torpido tespit mesafesi ekli değil hatırlıyorum ama yanlışım olabilir, takacak kadar yüksek seviye bir gemim olmadı henüz. XD Eklenmesi o isimdeki bir cihaza uygun olmaz, o silah kontrol sistemiyle ilgli bir parça sonuçta... Belki yeni bir parça getirilebilir? Ya da bir şeyler düzenlenebilir...
-
Ödüllerden bahsedilirken Scharnhorst görünüyordu... Bir umut... Ama Haifuri gölünden sonra pek sönük bir umut...
-
Haifuri Etkinliği Geliyor! Ama yaklaşım doğru mu?
seyyah replied to Dlia_Katyushi's topic in Oynanış
Wilhelmina o kadar da çok almanca kullanmıyordu zaten. En azından ekiple konuşurken. Onlarla konuşurken yakuza Japoncası kullanıyordu (Ruh öküzü Kouko ile eski filmlere epeyce göndermeleri de varmış, bilenlerin anlattığına göre...). Tamamen Almanca konuşan Thea'ydı ki o da Japon telaffuzundan yıkıcı derecede olmasa da yeterli miktarda etkilenmişti... Isoroku'yu amiral olarak almak ilginç olabilir. Haifuri'nin Yôtarô'su olur. Da, sadece pes perde bir miyavlama ile gemide ne olduğunu anlayamayız bence :/ -
Haifuri Etkinliği Geliyor! Ama yaklaşım doğru mu?
seyyah replied to Dlia_Katyushi's topic in Oynanış
İngilizce forum bölümünü İngilizce bilen herkes kullanıyor, orada yoğunluk olması normal. İkinci olarak bizim buradaki aktif üyelerimiz içerisinde Japon animasyonlarıyla ilgilenen çok kişi yok, bu yüzden konuşmanın hızlı büyümesinin de pek imkanı yok. Gelelim gemilere, Harekaze bildiğimiz Kagerô, ilk başta tüm savaş dönemi Japon muhriplerinden tanıyacağımız 12.7 cm 3. Model toplara sahip, sonrasında Akizuki'de, Taihou'da (sanırım Hakuryuu'da da) ve Zao'da tanıdığımız 98. model 10 cm toplar takılıyor. Son seferde ise 5"(127mm) Mk.16 topları var... Bunlar Montanada var sanırım ama başka bir gemide mevcut değil diye hatırlıyorum. Çok modern kalabilecek bir silah tabii ateş kontrol sistemi eski olacağı için fark etmez. Modele bakarsak direkt Mk.16 topları ile geliyor. Üç topu seçenek olarak vermeyebilirler... Graf Spee bildiğimiz Graf Spee, sadece görsellik ve kendine ait seslendirmeli bir mürettebatla gelecek. İşin kötüsü ikinci kaptan olan kız (Wilhelmina, ki isminin kalanı da hem gemi hem de Alman donanma tarihine göndermelerle dolu) oldukça eğlenceli bir konuşma tarzına sahip ama anlamayana sadece kuru gürültü olmaktan öteye geçemeyecek. (Altyazı lazım!) Gelgelelim yapılan yanlışa. Her ne kadar duvarımda 4 poster ile en geniş yeri işgal eden anime olsa da, oturup makyajlı bir kagerô ve graf spee'ye o karakterlerin sesini duymak için verecek param yok. Aoki Hagane etkinliğinde 9 tane gemi getirildi (çabalayana) bedavaya, ki birisinin dengi sadece premium olarak mevcuttu (hem de 8. seviye). Burada 6. seviye bir premium iki farklı kılıkta satılıyor olacak. Etkinlik olsun, sınav haftam dinlemem her gün vakit ayırırım gemileri almak için. Ama premiumsa, ARP Takao'ya bile para vermezdim burada hiç vermem. Bu arada, Harekaze'nin gözlem direğinde Macchi'yi görebilecek miyiz acaba? (Missouri'deki aşçı gibi) (Arkadaş bütün seri boyunca oraya tünemişti, epey de iş yapmıştı orada) -
Burada 4-5 kuşaklardan kontrollü saldırıların kaldırılması üzerine yazacağım. Sıkça 6. kuşak gemilerle de karşılaştığı düşünülürse 5. kuşak uçak gemilerinin kontrollü saldırı yapamaması etkilerini dengelememiş, basitçe baltalamış. Ayrıca 4. ve 5. kuşak Japon uçak gemilerinin hava üstünlüğü sağlamak için tek umudu ya karşının da Japon olması ya da avcısız bir ayar seçmiş Amerikan uçak gemilerinden oluşması. Büyük ihtimalle teknik yapay zekadaki bir mantık hatasından ya da hesaplama sistemindeki bir eksiklikten dolayı otomatik saldırıda hedef gemi manevraya başladıysa, uçaklar da o gemiyle hareket eden saldırı noktasının peşinde usul usul uçup, bol bol uçaksavar ateşine maruz kalıyor, nokta değiştiğinde ya da saldırı konumuna yetiştiklerinde ise uzaklaşıp tekrar yaklaşmaya çalıştıkları için aynı senaryo tekrar ediyor. Bombardıman uçakları yine isabet ettirmeyi başarabiliyorlar saldırıya başlayınca ama torpido uçakları için durum çok sıkıntılı olabiliyor. Ana hedefleri olan zırhlılar bu seviyelerde kruvazörleri kıskandıracak dönüş alanlarına sahipler ve uçaksavarları ilk gövdeleri dışında her zaman etkiliydi. Zuihou'nun 2 torpido filosu Wyoming'e saldırı yapacakları noktaya ulaşana kadar geminin etrafında bir dakikaya yakın süzülüp geriye kalan son iki uçakla saldırı yaptı. Bu normal ya da dengeli değil. Japon uçaklarının hava üstünlüğü sağlamalrının en önemli koşulu doğrudan saldırlarını doğru şekilde kullanmaktı. Her şekilde zayıf olan avcıları Amerikan avcıları karşısında oyuncu müdahalesi olmadan hiç bir şekilde filo düzeyinde hayatta kalamıyor. Bu kuşaklarda zaten ellerinde sadece 1 tane avcı filosu olduğunu da göz önüne alırsak Japon uçak gemisi kaptanına sen hava üstünlüğü zahmetine girme denmiş. O zaman o avcıların boş yer kaplaması yerine saldırı uçağı olan bir dizilim seçeneği verilsin. Dahası yine aynı şekilde 6. kuşak uçak gemileriyle birlikte oldukları durumlarda alt kuşakların çok çok etkisiz kaldığı ortada. Oynadığım maçlarda uçak gemilerinin oyuna en büyük etkisi karşı tarafın uçaklarını düşürmekten ibaret oldu. Torpido uçaklarıyla gemilere saldırmak zaman israfı haline gelmiş. Şu anki yapay zeka mantığı ve teknik değer hesaplarının yetersizliği olarak niteleyebileceğim durumlar bu değişikliği dengeleyici değil kısıtlayıcı yapmış. Otomatik saldırıda da saldırı için yapılan manevraların daha keskin olması sağlanır, ve avcılar arasındaki açık farka bir denge getirilse bu durumun daha "dengeleyici" bir değişiklik olacağını düşünüyorum.
-
Hasar konusunda görüntüye pek ihtiyaç olmuyor. istatistikler verilen hasarları gösteriyor.
-
Japon ikincilleri zırh delici mermi yönünden oldukça başarılı. Orta kuşaklardaki(4-6, bazen 7) hafif kruvazörleri durumuna göre tek salvoda batırabiliyorlar... Kongô ile iki defa yaşadım. Daha büyükleri daha da iyisini yapabilecektir... Bu sohbet yine düşündürttü, Yamato'ya uçaksavar değil de Midway öncesindeki 12 tane 155 mm ikincil topları olan gövdesini versek neler yapabilir diye... Tabii bu 140 kadar uçaksavar topundan feragat etmesini gerektirir...
-
Fransız işi, bir hayır gelmez... Şakası bir yana; Hareket yönünden Rus hafif kurvazörlerine benzeyecekler gibi görünüyor... Hızlı ama odun gibi dönen... Zırh yönünden biraz daha iyi olacaklardır ancak gemiler çok uzun... Borda açarsa muhripler bile bayram edecektir gibi geliyor. Topları standart 203. Ufak(!) not bu 3 geminin üçü de kağıt gemi diye biliyorum... Fransız donanması ikinci dünya savaşı sırasında... şey... Neredeydi sahiden? (Bir kısmı 42'de Toulon'da Fransızlar tarafından imha edildi, bir kısmı askersiz durumda almanlar tarafından ttuldu, bir kısmı kendi içinde savaşa girdi falan...) Ellerindeki son model Ağır kruvazör Algérie'ymiş... O da Toulon da batırılmış. Saint Louise bunun peşinden tasarlanan gemiymiş... Bundan önce Suffren sınıfı varmış, Üçü Toulon'da batırılmış, birisi Almanlar tarafından Mısır'a çekilmiş... 11/03/2107 23:42 Uçaksavarları Amerikan-İngiliz çıktısı olduğu için olabilir. Hayatta kalıp müttefik Fransa komutasındaki gemiler ve Kuzey Afrika'da kurtarılan Fransız gemileri Amerikan ve İngiliz limanlarında geliştirme görmüş, bunlar da çoğunlukla uçaksavar, atış kontrol sistemleri ve tespit sistemleri üzerineymiş... Bolca üretilen, gemiyi savaşa uygun hale rahat getirebilecek ve hızlı yapılabilecek geliştirmeler bunlar...
-
Hayatta kalma kapasitesini arttırıcı bir yol izlemek iyi olabilir. Amerikan dretnotlarına tarz olarak uygun bir yaklaşım olacaktır. Kullandığım bir gemi türü değil belirteyim.
-
Geç kalmış bir "Hoşgeldiniz" demiş olayım. Moderatör eksikliği son bir kaç aydır hissediliyordu. Umarım forum için iyi sonuçlara ulaşılır.
-
Yaşım 46 deyip böyle bir tavırla çoğunluğu çocuğunuz yaşındaki ya da yarı yaşınızdaki oyuncular olan bir toplulukta böyle bir tavır sergilemiş olmanız ilk yazdığınızda herhangi bir haklılık payınız vardıysa da, bu tartışmadaki bütün haklılığınızı yok etmiş durumda. Dipnot; Topluluk katılımcıları, yani mavi isimli üyelerin hiç birisi wargaming'in çalışanı olmamakla birlikte, gönüllü olarak oyuncu topluluğuna yardımcı olmaya ve katkı sağlamaya çalışan oyuncular arasından bu işlerini daha iyi yapmak isteyip söz konusu programa katılmak istemiş ve kabul edilmiş kişilerdir. Bu işten bazı haberleri daha hızlı alıyor olmamız dışında kazanç diyebileceğimiz tek şey oyunculardan aldığımız teşekkürlerdir.
